Osmanlıca cümleler ve Türkçe anlamları

Osmanlıca Dogum günü tebrigi

Cem Yılmaz da attığı ‘Tweet’ ile ‘Osmanlıca dahil olmuş ve abisi Can Yılmaz’ın doğum gününü ” Kıymetli abim Can hocanın 46.sene-i devriyesini idrak ettiğimiz bu günde kendisine nice yıllar diliyorum. Abilerin abisi :)” mesajıyla kutlamıştı.

Can Yılmaz’ın teşekkürü ise: “Şeker-güzar biraderim, malümatım oldu ki sene-i tevellüd tebrikiniz olmuş. Ahde vefa ile beni ziyadesiyle memnun ve bahtiyar ettin” şeklinde olmuştu.

İşte gündemin en çok tartışan maddelerinden biri olan Osmanlıca ile ilgili belkide ilk defa duyacağınız cümleler. 

Galat-ı meşhur fasih-i mehcurdan evladır.

Anlamı: Herkesin kullandığı yanlış bir ifade, doğru olup da kullanılmayandan iyidir.

Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

Anlamı: Hayat, sevinç ve mutlulukla, acı ve sıkıntılarla iç içe yalanır Pek çok dert ve sıkıntı insanın karşısına çıkabilir. Ancak bütün bu problemler sağlık kadar önemli değildir. Tek bir nefesin bile değeri bilinmelidir. Bütün dünya insanın olsa bile sağlık olmayınca hiçbir önemi olmuyor.

Sene-i tevellüdünüz hayır ola.

Anlamı: Doğum gününüz kutlu olsun.

Şeb-i yeldayı müneccim, muvakkit ne bilir? müptelâ-i gâma sor geceler kaç saat?

Anlamı: Sevgiliden ayrı geçen uzun geceyi yıldızlara bakan, güneşin doğuşunu bekleyen ne bilir? Gam tutkununa sor geceler kaç saat.

Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkari umumide muhhabbet kurmaktır. Cevabı müspetiniz kalb-i hazı halimi tamir ve temin edeceğinden dest-i muhabbetinize talibim.

Anlamı: Amacım sizi rahatsiz etmek değil, aramızda özel bir sevgi bağı kurmaktır. olumlu cevabınız beni çok mutlu edeceğinden size arkadaşlık teklif ediyorum.

Bu şehr-i sitanbûl ki bî-misl ü behâdır, bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır.

Anlamı: Bu istanbul şehri eşsiz bir şehirdir,bir taş parcasına acem (iran) mülkü fedadır.

Aşiyân-i mürg-i dil, zülf-i perişânundadur, Kande olsam ey peri, gönlüm senün yanundadur.

Anlamı: Ey sevgili. Gönül kuşunun yuvası, saçlarının içindedir. (Sevgili saçlarını topuz yapar ve konulacak bir kuş yuvasını andırır. İşte saçının o hali ve o yuva, âşığın gönül kuşunun yuvasıdır.) Ve ey sevgili, ben nerde olursam olayım, gönlüm senin yanındadır. (Dizinin dibinde sana Yemen kadar uzak değilsem eğer, bu, Yemen’de de olsam, dizinin dibi kadar sana yakınım demektir. İster çok uzaklarda yaşa, isterse kilometreler girsin araya, ey sevgili, sana uzak değilim ki. Gözlerinin daldığı yerdeyim…)

Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler.

Anlamı: Övünülmeyecek şeylerle övünülmez. Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler.

Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

Anlamı: Nasihat ile yola gelmeyeni azarlamalı, azar ve nasihat ile yola gelmeyenin ise hakkı dayak olduğunu anlatan Ziya Paşa tarafından söylenen bir atasözümüzdür. İkaz ve gözdağı için söylenmektedir.

Ne efsunkâr imişsin ey didar-ı hürriyet esir-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esaretten. (Namık Kemal)

Anlamı: Ne kadar büyülüsün özgürlük hissi, sana tutsak olduk ama esirlikten kurtulduk.

One Comment

Senin Yorumun ne? Fikrini önemsiyoruz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.