Daktilonun diğer bir tanımı ise, elbette meslek olarak sözlüklere girişiyle ilgilidir. Daktilonun yaygın bir meslek olarak tarihinden sanırım Cumhuriyet’le ve yazı devriminden sonra söz edebiliriz. Kadınların toplumsal yaşamda, bürolarda gerçek anlamda yer alabilmesi elbette yeni Türkiye devletinde söz konusu olabilecekti.

Bürolarda yazılar giderek daktilolarla yazılmaya başladı. Türkiye’nin yeni yazıyla verilen ilk daktilo kursu da 1929 yılında açıldı. Artık kurs görmüş genç kızlarımıza seslenen, “Bir daktilo aranıyor” başlıklı ilanlara gazetelerde rastlanabiliyordu. Vakit gazetesi 1930 yılında daktilolar arası bir “Sürat Kraliçesi” seçeceğini ilan etmişti.

Bununla ilgili duyuruda şu bilgiler yer alıyordu: “Türkiyede daktilo şampiyonu kimdir? Yeni ve çok cazip bir müsabaka açıyoruz. Bu müsabakada yazı makinesile en çabuk ve en doğru yazı yazan Hanım hem kıymetli bir hediye alacak, hem de 1930 senesi Daktilo Şampiyonu ilân edilecektir.

Bu müsabakaya girmek isteyenler matbaamıza müracaat ederek birer fotoğraflarını lütfetmelidirler.” Aynı günlerde Elhamra Sineması’nda Marie Glory ile Jean Murat’ın başrollerini paylaştıkları filmin adı da konumuz açısından dikkat çekicidir: Küçük Daktilo.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.