Bu dünyadan erken ayrılan arabeskçiler

Genel
-261 
1 kötü2 orta3 güzel4 orta5 Süper (Oyla)
Loading...
 
-:   -19 Mayıs 2017 
İbrahim Erkal’ın yaşamını yitirmesi sanat camiasını yasa boğaraken bu dünyadan erken ayrılmayı seçen arabeskçileri yad edelim istedik.

Esengül

Esengül
Esengül, arabesk müziğin masum olduğu bir çağın yıldızıydı. 17 yaşında başlayan fırtınalı şöhreti sadece 8 yıl sürdü

15 yaşındayken 1969 yılında bir ses yarışmasında birinci oldu. İlk 45’lik plağı olan “Aşkımı Süpürmüşler” çok beğenilince gazinolarda çalışmaya başladı. 16 yaşında Lunapark Gazinosu’nda, sahneye Emel Sayın’ın alt kadrosunda çıktı. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki ünlü gazinolarda assolist olarak sahne aldı.
Sesi öylesine beğenilmişti ki Lunapark’taki ikinci gecesinin ardından Bebek’teki Belediye Gazinosu’ndan assolistlik teklifi geldi. Teklifi kabul eden Esengül en genç assolist olarak birden şöhrete kavuştu.
Esengül’ün şarkıları meyhanelerde milli marş gibi söyleniyordu artık. Esengül en acıklı şarkıları bile gülümseyen bir yüzle söylüyor, onun çıktığı gazinolar dolup taşıyordu. Sahnede çok başarılı olan Esengül, albümlerindeki şarkıları da kusursuz bir şekilde prova yapmadan bir kerede icra edip kayıt yapıyordu.
Yeraltı dünyasının kabadayıları ile kurduğu ilişkiler yüzünden polis tarafından izlendi. 31 Mart 1979 tarihinde çalıştığı Semiramis Pekkan’ın adını taşıyan Semiramis Gazinosu’nda çıkan bir olayda gazino sahibi ve bir garson öldürüldü.
Esengül, bu olaydan yirmi gün sonra, yanında bir işadamı ile birlikte Ataköy’de geçirdiği trafik kazası sonucu öldü. Bunun bir hesaplaşma olduğuna dair haberler nedeniyle cinayet masası olayı sorguladı, ancak kazanın aşırı alkol ve hızdan olduğuna hükmedildi.

Esengül, 18 Nisan 1979 tarihinde İstanbul, Ataköy, Bakırköy’de bir trafik kazasında 25 yaşında ölmüştür.

Bergen

Bergen
Bergen 7 yaşındayken, anne ve babasının boşanması neticesinde annesi Sebahat Çakır’la 1966 yılında Ankara‘ya taşındılar.979 yılında arkadaşlarıyla eğlenmek için gittiği Feyman Gece Kulübü’nde öylesine sahneye çıktı. Kulüp sahibi İlhan Feyman tarafından beğenilince orada çalışması için teklif aldı. Teklifi kabul edip Feyman Gece Kulübü’nde Grup Lokomotif orkestrası ile birlikte Türk Sanat Müziği, Türk Hafif Müziği ve dönemin modası olan arajmanlardan oluşan repertuarlarla sahne aldı.

1982 yılında Atlas Plak’tan ilk longplayı olan “Şikâyetim Var”ı çıkardı. Kocasından şiddet görmeye dayanamayan Bergen, birçok kez eşinden kaçtı. Ekim 1982’de İzmir‘de çalışırken sahnede kocasının azmettirmesiyle yüzüne kezzap atıldı.

31 Ekim 1982’de İzmir Alsancak’daki New York Gece Kulübünde çalıştığı sırada kocası tarafından yüzüne attırılan bir kova dolusu kezzap sonucu iki gözünü de kaybetti. Vücudun büyük bir kısmı da yandı. Daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı. Sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı.

Haziran 1989’da sahnelere tekrar çıkmaya başladı. Bu arada “Yıllar Affetmez” adlı albümünü yaptı. Albümün tanıtım turnelerinde Adana Pozantı’dayken 14 Ağustos 1989 tarihinde boşandığı eşi Halis Serbes tarafından kurşunlanarak 30 yaşında öldürüldü. Memleketi Mersin‘e gömüldü.

Azer Bülbül

Azer Bülbül
1969 yılında Kars’ın Arpaçay ilçesi Akyaka köyünde doğdu. Gerçek adı Sübutay Kesgin’dir.

Ailesi ile birlikte Almanya’ya gitti. Müzik yaşantısına “Garip Yolcu” albümü ile başladı. “Yalan Olur”, “Ben Sana Vurgunum”, “Fırat” gibi albümleri ile müzik yaşantısına devam etti. Asıl çıkışını 1996 yılında çıkardığı “Ben Babayım” adlı albümü ile yaptı. Bu albümde yer alan “Yaralandın mı Ey Can”, “Dokunmayın Çok Fenayım ” ve “Her An Her şey Olabilir” adlı parçaları ile sesini duyurdu.

“Ağıt”, “Zordayım” ve “Kör Kurşun” ile albümlerini çıkardı.

Daha sonra Azer Bülbül “Yalan Sevgiler”, “Başımda Bela Var”, “Bana Düştü” ve “Ateş Düştüğü Yeri Yakar” albümleri ile çıkışını sürdürdü.

“Seçmeler” adı altında eski şarkıları yeniden piyasaya girdi. “Üzülmedim ki” şarkısı yıllar sonra dillerde dolanıyordu.

Azer Bülbül 7 Ocak 2012 de Antalya’da kaldığı otelde kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Ankaralı Namık

Ankaralı Namık
Gerçek ismi Namık Uğurlu olan sanatçı Ankaralı Namık ilk dönemlerde ise Sazcı Namık, Ayarcı Namık lakapları ile anılmıştır. Ankaralı Namık aslen Çankırı Kurşunlu İlçesi Yeşilöz Köyü nüfusuna kayıtlıdır. 6 yaşına kadar Altındağ’da büyümüş ve 6’lı yaşlarda saz çalmaya başlamış ve o dönemlerde düğün ve gazinolarda sahne almıştır.

Ankaralı Namık özellikle Arabada 5 evde 15, şişeler, İstanbul Hovardası, Çiçeğim, Gelin mi Oldun, Gözlerin Aklımda Kaldı, Hadi Çıkta Gel, Kafam Bozuk, Layık Değilim, Yozgatlım, Yürü Yürü, oğlumun tabancası ve Ankaranın Bağları parçaları ile müzik severlerin büyük beğenisini kazanmayı başarmıştır. İnönü Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunu Ankaralı Namık evli ve 2 çocuk babası idi. 2008 yılında Ah babam sağ olsaydı isimli albüm ile ciddi bir satış rakamına ulaşmış son 2 albümü ise 700.000’in üzerinde satılmıştır. 1976 doğumlu Sanatçı Ankaralı Namık 18 Ekim 2015 tarihinde 38 yaşında iken Kuzey Ankara TOKİ blokları 15. etapta 7. katta bulunan evinin balkonundan atladığı ve intihar ederek yaşamını yitirdiği açıklanmıştır.

İbrahim Erkal

İbrahim Erkal
İbrahim Erkal, 10 Ekim 1967 tarihinde Erzurum, Narman’da Ebubekir Erkal’ın ve Hatice Hanımın oğlu olarak doğmuştur. Altı kardeşin en büyüğüdür. Babası Ziraat işçiliğinden emekli, annesi ise ev hanımıdır.
İlkokul ve ortaokulu Narman da 18 Mart İlköğretim okulunda, liseyi de Narman lisesinde okudu. İlkokuldan itibaren bağlama, mandolin ve flüt çalarak kendi kendine müzik öğrenmiştir. Liseden sonra Ankara’da solfej ve nota dersleri aldı. Bu sırada da Ankara’nın çeşitli yerlerinde sahne aldı.
İlk albümünden önce İbrahim Güzelses adıyla Erzurum Türkülerinden derlediği “Sarhoş Baki” albümünü çıkardı.

İbrahim Erkal’ın bestelediği eserleri Zara, İzzet Yıldızhan, Vahdet Vural, Zeynep, Murat Yıldız, Kader, Hülya Avşar, Metin Şentürk, İbrahim Tatlıses, Ayhan Aşan, Yudum, Ümit Yılmaz, Burhan Çaçan, Gökhan Özen, Alişan, Ceylan, Erdinç Şahin, Ferman Toprak, Mine Koşan, Soner Arıca, gibi pek çok sanatçı yorumlamıştır.

İbrahim Erkal, bir Mevlana ve Yunus aşığı olup, tasavvufla her zaman yakınen ilgilendi ve her zaman bu felsefeyi şarkılarıyla hayatına yansıttı.

İstanbul’da geçirdiği beyin kanamasının ardından  tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden sanatçı İbrahim Erkal 50 yaşındaydı.

Benzer Yazılar :

Facebook ile yorum yazabilirsiniz.

Forumcu

Forumcu

Forum tartisma sitesini zirveye taşımak istiyorum bana yardımcı olunuz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir istanbul Escort - sisli Escort - Mecidiyekoy Escort Bayan